SÜBLİMASYON BASKI NEDİR?

Kağıt üzerine printer çıktısı ile uygulanan desenin tekstil porselen gibi polyester veya polyester kaplanmış materyallere ısı ve basıç ile akatarılması tekniğidir.

Bu teknikte ısı ve basınç yardımı ile özel mürekkep buharlaşarak diğer materyalin üzerindeki veya içeriğindeki polimer yüzeye direkt işlemesi şeklinde olur ve genelde tatbik edilecek materyalin beyaz olması esastır.

Sublimasyon baskı yapabilmek için bu sisteme uygun püskürtmeli yazıcı gerekmektedir. Bilgisayar üzerinden hazırlanan görsel yazıcıya gönderilir ve yazıcı püskürtme sayesinde mürekkebi (sublimasyon baskı mürekkebi, sublime boya) transfer kâğıdına aktarılır.

Transfer kâğıdı sublimasyon baskıda kullanılan özel bir kâğıttır ve birçok çeşidi vardır. Ürüne göre sublimasyon baskı kağıdı seçilir.

Baskı yapılmak istenen sublimasyon ürün üzerine transfer kâğıdı arasında hiç hava kalmayacak şekilde yerleştirilir.

Ürüne uygun sublimasyon baskı makinesine uygun sıcaklık ve basınç ile ayarlanarak ürün makineye yerleştirilir ve işlem tamamlanır.

 

Sublimasyon Baskıda Kullanılan Malzemeler :

-Sublimasyon baskı için üretilen püskürtmeli olarak ifade edilen yazıcı ve mürekkebi
-Transfer baskı kağıdı
-Transfer baskı makinesi
-Sublimasyon baskıya uygun polyester ya da polyester kaplamalı ürün
-Sublimasyon ürün için gerekli ise baskı aparatları

 

Foto Senden olarak farklı ürünlerde , resim baskılı kupa, t-shirt baskı, ahşap tablo ya baskı vb. ürünlerimizle süblimasyon baskı yapmaktayız.

www.fotosenden.com

DİYAFRAM (IŞIK DÜZENGECİ) NEDİR? NE İŞE YARAR?

Işık düzengeci ya da diyafram (İng:Aperture, Alm. Fotografische Blende.) fotoğraf makinelerinde, objektif içinden geçen ışığın, yeğinliğini ayarlamak için kullanılan ve çoğunlukla objektif içine yerleştirilmiş olan metal düzenek.

Işık düzengeci özü itibarı ile, objektif içinden geçen ışığın, ışık aralığını dolayısı ile netlik derinliğini ayarlamak için geliştirilmiştir. Çünkü resmin göze net gibi görünen kısmı, ışık düzengeci yardımı ile ayarlanan ışık aralığı ile belirlenir.

Eğer fotoğrafçılıkta kullanılan objektif bir göze benzetilecek olursa, Işık düzengeci de, gözbebeğine benzetilebilir. Bu nedenle bu düzeneğin bazı türlerine ışık bebeği (Alm. Irisblende) denir. Bu düzenek, objektif içinden geçerek film (duyarkat)/sensör üzerine düşen ışığın yeğinliğini (miktarını/şiddetini) düzenlemek için kullanılır. Ancak gözbebeği gibi, ışığı otomatik olarak ayarlayamaz. Işık aralığı denilen, bu aralığın kullanıcı tarafından belirlenmesi gerekir.

Işık aralığı ayarı, kullanılan film/sensör duyarlığına ve seçilen ışıklama süresine bağlı olarak, objektif bileziği üzerine kazınmış olan değerlerden biri seçilerek ya da fotoğraf makinesinin gövdesi üzerinden belirlenir.

Objektif bileziği üzerinde bulunan ve ilk bakışta pek de simetrik görünmeyen ışık aralığı değerleri bir basamak şeklinde düzenlenmiştir. Basamak oluşturan değerlerden her biri, bir sonraki (ya da bir önceki) sayısal değerin tam ki katı ışık aralığına işaret eder ve objektifin odak uzaklığının, ışık aralığının çapına bölünmesi ile elde edilir.

Kaynak : Vikipedi

Online Baskı Çeşitleri : Foto Senden – Baskı Bizden

Fotoğrafçılıkta Film Hassasiyeti – İso Nedir?

Fotoğrafçılıkta kullanılan emülsiyonların ışığa karşı hassasiyetlerine Film hassasiyeti (duyarlılığı, sürati) denir. Yüksek hassasiyete sahip filmler ile çalışıldığında az pozlama gerekirken, düşük hassasiyete sahip filmler ile çalışılırken daha uzun pozlama gerekir.

Filmli kameralarda kullanılan filmlerin daha hassas olarak hazırlanması için yüksek hararetle emülsiyonlarına amonyak ilave edilir. Dijital fotoğrafçılığa da bu terim aynen geçmiştir. Sensörlerin duyarlılığı yazılımla artırılırken poz süresi de aynı şekilde kısalmaktadır. Dijital fotoğrafçılıkla 6400 ASA’yı emüle edebilen makineler artık mevcut.

Bu dijital fotoğrafçılığın en büyük nimetlerinden biri kabul edilmektedir.

Online Dijital Fotoğraf Baskı Sitesi : Foto Senden

Kaynak : Vikipedi

Enstantane Nedir?

Enstantane, fotoğrafçılıkta diyaframdan geçen ışınların ne kadar süreyle sensörde kalacağını kontrol eden sisteme denilmektedir.

Fransızca anlık, ansızın anlamındaki “instantané” kelimesinden gelir.

Objektif ile sensör (eski ‘dijital olmayan’ makinelerde film) arasındaki perde diye ifade edilen aygıtın açılıp kapanma süresini ifade eden birimdir.

Fotoğrafçılıkta fotoğraf makinesinde, ışıklama süresini belirlemek için kullanılan Işık Düzeneği; Obtüratörün açılması ile kapanması arasında geçen zaman; yani, ışığa duyarlı alanın ışık aldığı süre. B (bulp ın kısaltılmışıdır ve sınırsız anlamına gelir) ile 1/10000 saniye arasındaki değerlerde ayarlanır ve otomatik pozlama veya tam otomatik işletimi olan fotoğraf makinelerinde, önceden yapılmış olan pozlama ölçümü doğrultusunda, gerçekleştirilir.

1 saniyeden daha hızlı pozlarda kullanılan 1EV büyüklüğündeki değerler şöyledir: Sayılara ‘1/’ ekleyiniz (örnek: 15, 1/15 olmalı, yani saniyenin 15’te biri) 2, 4, 8, 15, 30, 60, 125, 250, 500, 1000, 2000, 4000, 8000…

1 saniyenin üzerinde pozlamalar için, 2, 4, 8, 15, 30 saniye mevcuttur.

Yukarıdaki değerlerlerin aralığı her fotoğraf makinesinde farklılık gösterir. Genelde profesyonel ve yarı profesyonel makinelerde enstantane aralığı geniştir. Ancak amatör, kompakt makinelerde ise enstantane değeri ayarlanamaz ve sabittir.

Enstantane ile diyafram açıklığı fotoğraf filminin üzerine düşen ışık miktarını belirler. Bu iki değişkenin alacağı farklı değerler fotoğrafta değişik efektlere yol açar.

Bu değerlerin her bir atlayışı, diyafram, ISO/ASA (hassasiyet) gibi şartlar aynıyken, iki kat ışık pozlamak demektir.

Online Fotoğraf Baskı Ürünlerimizi İncelemek için Sitemizi Ziyaret Edebilirsiniz . Şimdi Tıklayın.

Foto Senden

Kaynak : Vikipedi

Fotoğrafçılık Tarihi

Fotoğrafçılık, kamera (görüntü sensörü), lens ve ışık kullanarak, gözle görebildiğimiz cisim ve şekilleri, film ya da dijital ortam üzerine kaydederek görüntü oluşturma işidir. İşlevsel uygulamaları nedeniyle bir zanaat olduğu gibi, estetik yönüyle bir sanat olarak kabul edilir.

Fotoğrafçılık ile uğraşan kişi Fotoğrafçı olarak tabir edilir. Alanlarında uzmanlaşmış fotoğrafçılar ise, ilgilendiği ve/veya meslek olarak icra ettiği fotoğraf türüne göre bir veya daha fazla unvan alabilir. (Ör; foto muhabiri, fotoğraf sanatçısı, belgesel fotoğrafçısı…vs)

Tarihçe

Fotoğrafçılık birkaç teknik buluşun bir araya gelmesi sonucu oluşmuştur. İlk fotoğraflar yapılmadan uzun zaman önce Çinli filozof Mo Di ve Yunan matematikçiler Aristoteles ve Öklid M.Ö. 5. ve 4. yüzyıllarda bir iğne deliği kamerasından bahsetmişlerdir. MS 2. yüzyılda Bizanslı matematikçi Anthemius deneylerinde bir tür karanlık oda kullanmıştır. Ünlü optik bilimcisi İbn-i Heysem’in (965-1040) karanlık odalar ve iğne deliği kamerası hakkında araştırmaları vardır. Albertus Magnus (1193-1280) gümüş nitratı (AgNO3) keşfetti ve Georges Fabricius (1516-1571) gümüş klorürü (AgCl) keşfetti. Wilhelm Homberg 1694 yılında bazı kimyasalları ışığın nasıl kararttığını (fotokimyasal etki) açıklamıştır. Fransız yazar Tiphaigne de la Roche’nin 1760 senesinde yayınlanan Giphantie adlı romanında fotoğrafçılığın ne anlama geldiği hakkında önemli yorumlar yapmıştır.

19. yüzyılın ilk on senesinde icat edilen fotoğrafın (kamera yolu ile) resim ve heykel gibi geleneksel sanatlardan daha fazla bilgi ve ayrıntı yakaladığı görülmüştür. 1820 senesinde kimyasal fotoğrafçılığın keşfedilmesi modern fotoğrafçılığın önemli dönüm noktalarında biri olmuştur. İlk kalıcı iz bırakan fotoğraf (photoetching) Fransız mucit Nicéphore Niépce tarafından 1822 senesinde üretilmiştir. Ancak Niepce fotoğrafı çoğaltmak isterken maalesef tahrip etmiştir. 1825 senesinde ise Niepce yeniden başarılı olmuştur. İlk kalıcı doğa fotoğrafını (View from the Window at Le Gras) karanlık oda ile 1826 senesinde yapmıştır. Ancak fotoğraları çok uzun sürede çekim yapabildiği için (8 saat) yeni sistemler üzerinde çalışmıştır. Louis Daguerre ile birlikte, 1816’da Johann Heinrich Schultz tarafından keşfedilen gümüş ve kireç karışımlarının ışığa maruz kaldığında kararmasının sonucu olarak gümüş bileşimlerle çalışmışlardır. Niépce 1833 yılında öldü, fakat Daguerre çalışmalarına devam etti. Daguerre 1838’de, Paris sokaklarının dagerreyotipisini çekerken bir yaya ayakkabısını boyatıyordu (pozlamada görülebilecek kadar uzun bir süre-birkaç dakika) ve bu fotoğraf dünyanın ilk insan fotoğrafı olarak kabul edilmiştir.En sonunda Fransa 1839 yılında Daguerre’nin buluşunu tüm dünyaya Fransa’nın hediyesi olarak tanıtma sözü karşılığında (ki bunu gerçekleştirmiştir) Daguerre ‘ye emekli aylığı ödemeyi kabul etmiştir.

Bu arada, Hercules Floransa ve İngiliz mucit William Fox Talbot zaten 1832 yılında Brazilya’da Photographie olarak adlandırdığı çok benzer bir işlemle daha önceden gümüş işleme resmi düzeltebilmişlerdir ancak bunu gizli tutmuşlardır. Talbot, Louis Daguerre’nin icadını duyduktan sonra insanların kolayca portre fotoğraflar çektirebilmeleri için kendi işlemini saflaştırmıştır.

1840’ta Talbot negatif görüntüler oluşturan kalotip işlemini icat etmiştir. Talbot’un 1835 basımlı “Oriel window in Lacock Abbey” adlı fotoğrafı bilinen en eski negatiftir. John Herschel’in birçok yeni yönteme önemli katkıları olmuştur. Herschel cyanotype işlemini icat etmiştir, bugünkü ozalit (mavi baskı). Herschel fotoğrafçılık,pozitif,negatif gibi terimleri kullanan ilk kişidir.

19. yüzyıl boyunca fotoğrafik cam levhalar ve baskı alanında birçok gelişmeler yaşanmıştır. 1884 senesinde George Eastman fotoğrafik levhaların yerini alacak olan film’i icat etmiştir. 1908 senesinde Gabriel Lippmann, Lippmann levhası olarak da bilinen girişim fenomenine dayalı ışığın fotoğrafik olarak yeniden çoğalması metoduyla fizik alanında Nobel Ödülü’nü kazanmıştır.

Terimler

Siyah-Beyaz

Tüm fotoğraflar aslında monokromdu yani siyah-beyazdı. Renkli film kullanılabilir hale getirildiği zaman dahi siyah-beyaz filmler hem düşük maliyeti hem de fotoğraflar “klasik” görünüm verdiği için uzun seneler renkli filmlere karşı baskınlığını korumuştur. Şunu da belirtmek lazım ki tüm siyah beyaz resimler sadece siyah ve beyaz değildir,işlemelere bağlı olarak başka renkler de barındırırlar. Bazı tam renkli dijital fotoğraflar çeşitli teknikler kullanıp işleyerek siyah-beyaz hale getirilebilir. Hatta bazı üretici firmalar sadece monokrom fotoğraf çekebilen dijital makineler üretmiştir.

Siyah-Beyaz Fotoğraflarınızı , www.fotosenden.com da renklendirme yapabilirsiniz. Renklendirme için tıklayınız.

Renkli

James Clerk Maxwell tarafından 1855 yılında ortaya atılan üç renkli yöntemle yapılan ilk renkli fotoğraf, Thomas Sutton tarafından 1861 yılında çekildiği. Fotoğrafta ekoseli kumaş iplikleri bulunmaktadır.

Renkli Fotoğraf 19. yüzyılın ortalarından itibaren icat edilmiş ve geliştirilmiştir. Renkli fotoğraflar üzerinde yapılan ilk deneyler son derece uzun pozlamalar gerektirmiş (saatler hatta bazen günler) ve beyaz ışığa maruz kalan renkli fotoğraflar kısa sürede solmuştur.

İlk kalıcı renkli fotoğraf, fizikçi James Clerk Maxwell’in üç renk ayrımı ilkesine dayanarak 1861 senesinde çekilmiştir.

 

Dijital Fotoğrafçılık

İlk dijital fotoğraf makinesi 1975 yılında Kodak’ta mühendis olarak çalışan Steven Sasson ve bir grup teknisyen tarafından yapıldı.Kitlesel pazara sunulan ilk renkli dijital fotoğraf makinesi ise 1994 yılında Apple tarafından ABD’de piyasaya sürüldü.

Fokus (lens)  Görülen bir nesnenin pozisyonu veya daha net bir görüntü üretmek için gerekli bir optik cihaz ayar the adjustment

Diyafram        Diyafram olarak kullandığımız terimin İngilizcede iki farklı şekilde kullanılıyor olması biraz kafa karıştırıcıdır. ‘Diaphragm’ ile anlatılan geçen ışık miktarını ayarlayan yapraklı mekanizma iken bizim burada kullandığımız diyafram ‘Aperture’ terimine karşılık gelir ve ‘Açıklık’ kelimesi ile ifade edilebilir. Açıklığın çapını, dolayısıyla da geçen ışığın miktarını belirleyen bu yaprakların hareketidir.

Enstantane    Fotoğraf makinesinde, ışıklama süresini belirlemek için kullanılan Işık Düzeneği; Obtüratörün açılması ile kapanması arasında geçen zaman; yani, ışığa duyarlı alanın ışık aldığı süre

Beyaz Ayarı   Beyaz bir nesneye renkli ışık tuttuğunuzda, nesne o ışığın renk tonlarında görünür. Farklı ışık kaynakları farklı renk sıcaklıklığına sahiptir ve bu da sahnenin renkleri üzerinden doğrudan etkiye sahiptir. Güneş ışığı, gölgeden, gölge de evimizdeki lambalardan farklı renk sıcaklığına sahiptir. Beynimiz ortamdaki ışık kaynağına göre irisimizi kullanarak pozlamayı yaptığı gibi, normal bir şekilde görebilmemiz için ışığın rengini de yorumlar. Dijital fotoğraf makinesinin beyaz dengesi özelliği de ışık sıcaklığındaki bu farkları ayırt edecek şekilde tasarlanmış ve filmli dönemde kullanılan film ve filtrelerin yerine geçmiştir.

ISO     ISO dijital fotoğraf makinelerimizde yer alan sensörlerin, ışığa olan duyarlılık derecesine verilen isimdir. Diğer bir şekilde tanımlarsak eğer, International Standards of Organisations (ISO) yani Uluslararası Standartlık Örgütü’ne verilen isimdir. Analog makinelerin olduğu zamanda ise bu adlandırma ASA, American Standarts Association (ASA) yani Amerikan Standartlar Enstitüsü olarak yer almaktadır. ASA ve ISO kısaca ışığa karşı duyarlılık derecesi denilebilir.

Fotoğraf Baskı Çeşitlerimizi https://fotosenden.com/urun-kategorileri/fotograf-baskisi/ adresinden inceleyebilirsiniz.

Sitemizi İncelemek için Tıklayın

Kaynak : Vikipedi